Online Dictionary

Turkish Dictionary, English Turkish Dictionary

Last 20 Searches in Turkish Dictionary
nişadır kaymağı Turkish -> English 11:07:28
bilinmezlerle dolu Turkish -> English 7:07:04
bir araba dolusu Turkish -> English 15:51:48
eski çamlar bardak oldu Turkish -> English 14:40:47
çıplak kız resimli dergi Turkish -> English 13:46:17
avuç dolusu Turkish -> English 12:28:02
ağaç kökleri ile dolu Turkish -> English 19:18:05
dibi ağaç kökleri ile dolu (nehir) Turkish -> English 11:20:44
boş atıp dolu tutmak Turkish -> English 14:27:45
ağzına kadar dolu Turkish -> English 14:27:34
arzu dolu bakış Turkish -> English 14:27:30
Trenimi nerede değiştirmeliyim? Turkish -> English 14:27:23
resimli dergi Turkish -> English 9:48:15
bir araba dolusu şey Turkish -> English 3:35:02
beğeni dolu Turkish -> English 3:34:51
balık dolu Turkish -> English 3:34:29
aşk dolu Turkish -> English 3:34:18
bir madde ile dolu yer Turkish -> English 7:33:51
bereket simgesi sayılan meyve vb. dolu boynuz Turkish -> English 1:58:20
akustik siniri Turkish -> English 22:02:30